O’NUN  ARABASI  VAR

0
519
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

 

Cumhurbaşkanı geçtiğimiz hafta açıkladı:

“Türkiye’nin otomobili projesi, Anadolu Grubu, Zorlu Grubu, Kıraça Holding, BMC ve Turkcell tarafından gerçekleştirilecek.”

Yerli otomobili üretecek firmalar, “Milli göreve hazırız” açıklamasını yaparak Cumhurbaşkanı’nın bu konudaki hassasiyetine olumlu yanıt verdi.

“Beş babayiğitten” oluşan ortaklığın hayata geçirmesi planlanan yerli otomobilin ilk örneklerinin 2019’da yapılacağı, 2021’de de üretime geçileceği açıklandı.

Erdoğan’ın 22 Mayıs 2017’de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Genel Kurulu’nda çağrısını yaptığı yerli otomobil çalışmalarının Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TOBB’un koordinasyonunda gerçekleştirileceği de öğrenildi.

Yerli otomobil 2011 yılında da gündeme gelmişti. Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde TÜSİAD İstişare Konseyi toplantısında “yerli otomobil” markası geliştirilmesi çağrısında bulunmasının ardından TÜBİTAK’ın bünyesinde bazı çalışmalar başladı. Ancak, geride kalan yedi yılda somut bir adım atılmadı. Çalışmalar kapsamında İsveçli Saab’dan 40 milyon avroya satın alınan platform, yüksek maliyetine karşın rafa kaldırıldı. Çöp oldu.

Yedi yıldır üzerinde konuşulan bir projenin şu anda yeniden hayata geçirilmeye çalışılmasının asıl nedeni,  2019 Cumhurbaşkanlığı seçimleri olabilir mi ?

Aslında, Türkiye’de otomotiv endüstrisi gelişmiş durumdadır. Uzmanlar, sektörün mühendislik ve işçilik yönünden tümüyle yerli bir araç üretebilme kapasitesine sahip olduğunu, ancak bunun ekonomik açıdan anlamlı olmadığını vurgulamaktadır. Tofaş, Egea gibi marka ve modellerin yerli içerik oranı yüzde 70’e kadar çıkmaktadır.

MALİYET 10 MİLYAR DOLARI GEÇER

Yeni oluşturulacak bir markanın tanınır hale gelmesi için gereken pazarlama maliyetinin, dağıtım ve servis ağı oluşturma giderlerinin çok dikkatli hesaplanması gerekmektedir.

Otomotiv sektörünün dünyadaki gidişine baktığımızda, yeni çıkacak bir markanın başarılı olabilmesi için otomobilin alternatif yakıt kullanmasının yanında otonom olması da gerekmektedir. Bu özelliklerde bir otomobili üretecek bir projenin maliyeti rahatlıkla 10 milyar doları geçebilir.

Asıl soru şudur:

10 milyar dolar inovasyona ve katma değeri yüksek ihracat ürünlerine yatırılacaksa, bu  kaynağın en doğru kullanımı yerli otomobil projesi midir ?

Fabrikanın ekonomik olabilmesi için yıllık üretiminin en az yarım milyon araç civarında olması ve ürettiği araçların büyük bir kısmını ihraç edebilmesi gerekmektedir.

Uluslararası Motorlu Taşıt Üreticileri Derneği (OICA) verilerine göre dünyadaki otomobil üretim kapasitesi yılda 125 milyon araç civarındadır. Fakat üretim 100 milyon araçtır. Yani elindeki kapasiteyi tam olarak kullanamayan bir sektöre ek kapasite oluşturmaktan bahsedilmektedir.

Giderek daralan bir pazarda yeni kurulacak bir fabrika ve markanın başarılı olması düşünülüyorsa, bu yeni markanın ciddi bir yenilik ile gelmesi gerekmektedir.

100 YAŞINDAKİ TEKNOLOJİ

Böylesine dev bir kaynağı bu kadar rekabetçi ve daralan bir pazara yönlendirmek doğru olmayabilir.

Otomobil yerine daha radikal inovasyon peşinde koşup, bireysel ulaşım araçlarının tasarım ve üretimine ağırlık verilmesi daha akılcı olmaz mı ?

SON SÖZ: Dünya, drone, hoverboard, ışınlama ve roket ile insan taşıma deneyimlerini konuşurken,  100 yıllık bir ulaşım modeline çok ciddi yatırım yapmak ne kadar gerçekçidir ?

 

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Paylaş
Önceki İçerikNefesler Tutuldu
Sonraki İçerikKarşıyaka’nın Asırlık Çınarı Sonsuzluğa Uçtu
Dr. Ülkümen Rodoplu
Dr. Ülkümen Rodoplu, evli ve 2 çocuk babasıdır. Aile, iş ve akademik yaşamındaki başarılarının yanı sıra, tüple dalış, uzun mesafe koşu ve Motor Touring– Harley Davidson gibi ilgi alanları bulunmaktadır. Yaşamının her alanında “proje“üretme” ve “eylem” konusuna önem veren Dr. Ülkümen Rodoplu “Daha Çağdaş bir Türkiye” için değer katacak çalışmalarda bulunmaya devam etmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here