Din Bu mu?

0
1201
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU
Avrupa Acil Tıp Birliği Başkanvekili
www.ulkumenrodoplu.com

Hilmi GÜRSOY geçtiğimiz günlerde yaşamını yitirdi. 70 yaşındaydı. Kalp krizi geçirdi ve hastaneye yetiştirilemeden öldü. Olay yerine ambulans gelmişti ama ambulanstaki doktor ve paramedik yaptıkları tüm girişimlerin karşılıksız kaldığını ve Hilmi amcayı kurtaramadıklarını bildirdiler.

Ambulansa aldıkları hastayı Üniversite Hastanesi Acil Servis’ine götürdüler. Yolda giderken, Hilmi Gürsoy’u yaşatabilmek için ne gerekirse yaptılar. Elektroşok uyguladılar. Oksijen verdiler. Göğüs masajı yaptılar. Damardan adrenalin uyguladılar. Sonra, daha yüksek dozda şok uyguladılar. Yine de sonuç alamadılar.

Acil Servis’e geldiklerinde artık iş işten geçmişti. Çok geçti. Hastayı kaybetmişlerdi.

Acil doktoru hastayı karşıladığında bunu ilk görüşte anlamıştı. Yüzünün rengi iyice solmuştu. Bu rengi çok iyi tanırdı. Bu, hastanın öldüğünü düşündüren ve artık dönüşü olmayan bir yola girdiğini gösteren bir renkti. Tanımlaması, anlatması zordu. Meslekteki 20. yılıydı ve yıllardır acil servislerde çalıştığı için bu beceriyi kazanmıştı. Acile gelen hastaların hangisinin gerçekten çok ciddi hasta olduğunu giriş şekillerinden, duruşlarından, yüz ifadelerinden, davranışlarından anlardı. “-Bu hastayı kaybedebiliriz” diye düşünürse doğru çıkardı.

Hilmi amca, zaten çoktan kaybedilmişti. İnsan beyni oksijensizliğe sadece beş dakika dayanabilirdi. Kalp krizi geçiren ve sokakta ölen hastaların hepsinde olduğu gibi zamanında ve doğru müdahale edilmediği için şimdi artık çok geçti. Belli ki Hilmi amcaya da geç müdahale edilmişti. Ambulans geç çağırılmış ve beyin ölümü gerçekleşmişti.
Oysa, Hilmi amca, göğsünde ağrı başladığında etrafında bulunan insanlar arasında ilkyardım eğitimi almış olan tek bir kişi dahi olsa belki de kurtarılabilirdi.

Kalp krizi için tipik olmamakla beraber göğüs ortasında ezilir, sıkışır tarzda bir ağrı görülmektedir. Hilmi amca da soğuk bir günde öğle namazı için evine en yakın camiye giderken göğsüne birinin oturduğunu düşündüren bir sıkıntı hissetti. Camiye gelip de yerini alınca bu sıkıntı geçti. Soğuk havalarda biraz hızlı hereket edince bu, hep olurdu. Bütün gün evde kapalı kalmak onu mutsuz ediyordu. Bu yüzden kilo almıştı. Zaten yüksek tansiyonu vardı. Kan kolesterol seviyesi yüksekti. Otuz yılı aşkın bir süre sigara içmişti.

Dört yıl önce yine bir soğuk Erzurum sabahında rüzgara doğru yürürken göğsünde sıkıntı olmuş ve hemen ertesi gün gittiği doktor çekilen elektrokardiyografi ve yapılan tetkikler sonucunda kalbi besleyen koroner damarlarında daralma olduğunu söylemişti. Birkaç ilaç vermiş ve sigarayı bırakması gerektiğini söylemişti.

Hilmi Gürsoy, Erzurum Taşmağazalar semtindeki Safiler Camii’inde namaz kılarken kalp krizi geçirdi. Üçüncü rekat sırasında yere yığıldı. Etrafındakiler namazı bozmadı. Bir rekatları daha kalmıştı. Dördüncü rekat bittikten sonra selamın ardından, imam ve cemaat Hilmi Gürsoy’un başına toplandı. Nefes alıp vermiyordu. Ambulansa haber verdiler. Ambulans geldiğinde artık çok geçti.

Tüm müdahalelere rağmen hastayı kurtaramadılar.

Son söz: Kur’andan, Maide Suresi; “……………..Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış olur…..”

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Paylaş
Önceki İçerikBeni Türk Hekimlerine Emanet Edin
Sonraki İçerikDoktor Hastasını Rehin Alır mı?
Dr. Ülkümen Rodoplu
Dr. Ülkümen Rodoplu, evli ve 2 çocuk babasıdır. Aile, iş ve akademik yaşamındaki başarılarının yanı sıra, tüple dalış, uzun mesafe koşu ve Motor Touring– Harley Davidson gibi ilgi alanları bulunmaktadır. Yaşamının her alanında “proje“üretme” ve “eylem” konusuna önem veren Dr. Ülkümen Rodoplu “Daha Çağdaş bir Türkiye” için değer katacak çalışmalarda bulunmaya devam etmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here