Geçtiğimiz hafta Türkiye rüzgarı esti. Rekor kırıldı.
Bu rüzgar, gerçek Türkiye rüzgarı.
Kafanız karışmasın.
Rüzgar, Milli Futbol takımımızın aldığı başarılı bir sonuç değil.
Güreşte dünya şampiyonluğu da değil.
Oskar ya da Nobel ödülü de almadık.
Bir öğrencimizin başarılı projesi de değil.
Türkiye, rüzgarını enerjiye çevirmek üzere açtığı ihaleyi başarı ve rekorla tamamladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın, bin megavatlık Rüzgar Enerjisi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalesi sonuçlandı.
Açık eksiltme usuluyle yapılan ihaleyi, rekor bir fiyatla, 3,48 dolar sent / kilovatsaat ile en düşük teklifi veren Siemens-Türkerler-Kalyon ortak girişim grubu kazandı.
Rüzgar bizim. Arazi de bizim.
Bunu enerjiye dönüştürecek teknoloji Almanya’nın.
Parayı kazanan da Alman firma.
Bizim rüzgarımızı bize enerjiye çevirip bize satmanın adı “Türkiye Rüzgarı”, iyi mi ?
RÜZGAR ENERJİSİ YARARLARI
Enerji açığımız olduğu ortada. Rüzgar enerjisine elbette ihtiyacımız var.
Yararlarına göz atalım:
RÜZGAR ENERJİSİ ZARARLARI
SON SÖZ: Gerçek Türkiye rüzgarı enerjide dışa bağımlı olmaktan kurtulduğumuzda ve kendi enerji kaynaklarımızı üretebileceğimiz, AR GE çalışmalarını Türkiye Üniversiteleri ve Türkiye kurumlarında yapmaya başladığımızda esecektir. Yarar ve zararları dikkate alıp, doğaya, insana, tüm canlılara, geleceğe zarar vermeden enerji üretirsek, Türkiye rüzgarından söz edebiliriz.